Neden Uyuyoruz ?

Bu kısmı okumadan önce uyarmak isterim ki uyku evrelerinden aşağıda biraz bahsettim fakat çok karmaşık olmadığını düşündüğüm için ve bu soruyu cevaplarken ihtiyaç duyduğum yazının bu kısmında uyku evreleri az da olsa kendine yer buldu.

Eğer size neden solunum yapıyoruz sorusunu sorsaydım. Cevabı: kandaki oksijen seviyesini dengelemek olurdu. Bu yönüyle solunum organizmada vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. Aynı şekilde uykunun da vazgeçilmez bir ihtiyaç olduğu bilinmekte fakat tam olarak hangi işlevleri yerine getirdiğini söylemek mümkün değil. Uykunun gizemli bir yönü olmakla birlikte nedenine dair basit cevapları da direk olarak kabul etmek bilime aykırıdır. Uyku hali bana göre vücudun diğer işlevlerinden bilinmezlik yönüyle ayrılıyor. Uyuduğumuz süre boyunca gerçekleşen olaylar ve olaylara müdahalemizin bu kadar yetersiz olması yönüyle ilgilendiğim bir konu fakat rüyalar kısmının boyutlarını ve anlamlarını bir Sigmund Freud okuru olmama rağmen anlamış değilim ayrıca ona tamamen katılan insanlardan da değilim bazı şeyleri fazlasıyla abarttığını düşünüyorum. İlerleyen süreçte beraber anlayacağımız bir şey var ki rüyalar insan hakkında ne kadar güvenilir ipuçları veriyor ve rüyaların gerçek amacı nedir. Zannediyorum bu kısma Rüyalar Hakkında Her şey – 3 yazısında yer vereceğim.

En basit biçimiyle uykuyu ele aldığımızda günün bir evresi diyebiliriz.Gün içerisinde çoğumuz işe gidiyoruz, eğitiliyoruz ya da spor yapıyoruz. Günün sonunda uykuya dalıp uyandığımızda dinlenmiş oluyoruz. Hatta hepimiz dinlenmiş uyanamayabiliyoruz. Bu konuyu ilerde ‘Daha Kaliteli Bir Uyku İçin Neler Yapılmalı’ kısmında ele aldım fakat bu düşünceyle uykunun dinlendirici rolü olduğu söylenebilirse de bunun tersini kanıtlayan deneyler yapıldı. 4-5 gün uykusuz bırakılan, ancak beslenme ve dinlenme alışkanlıklarında herhangi bir değişiklik yapılmayan denekler bisiklete bindirildi, bu sırada performans testleri uygulandı. Testlerde deneklerde herhangi bir performans düşüklüğü olmadığı saptandı. Bu deney uykunun dinlenmeyle eşdeğer tutulamayacağının göstergesi olarak kabul edilir. Bu ikisinin farkını basitçe şu iki tanımdan anlamaya çalışabiliriz.

Dinlenme- bir sakinlik hali, duygusal stresler olmadan gevşeme, endişelerden arınma.

Uyku- Bireyin çevresine karşı algısını ve tepkisini değiştiren bir bilinç durumu

Uykunun büyüme sürecinde de önemli bir rolü olduğu düşünülür, hatta ninnilerimizde ‘uyusun da büyüsün’ derler. Yapılan araştırmalarla derin yavaş uyku döneminde salgılanan büyüme hormonunun çocuk gelişiminde önemli bir rol oynadığı; herhangi bir nedenden dolayı uyku problemi olan çocukların gelişiminin sekteye uğradığı saptandı. Hata sık sık bademcik enfeksiyonu geçiren çocukların uyku düzeninin bozulduğu bu nedenle de gelişimlerinin aksadığı ortaya çıkmıştır. Bademcik ameliyatı sonucu çocukların uykuları düzene girer hatta bu durum halk arasında ‘ bademciklerini aldırdık, çocuk serpildi’ sözüyle dile gelir.

Çocukluk döneminde büyümeye yarayan uyku erişkinlik döneminde vücudun onarım sürecini doğrudan etkiler. Burada uykunun miktarından çok kalitesi ve derin yavaş uyku miktarı önemlidir. Yani onarım sürecindeki problemlerde uyku eksikliğinden önce derin yavaş uyku dönemlerinin düzenlenmesi, daha sonra REM ve yüzeysel yavaş uykudaki eksikliklerin giderilmesi gerekir. Bu yönüyle uyku organizmada onarım rolünü oynar. Spor yapanlar için önemli olan bir bilgiyi ‘uyku evreleri‘ kısmında daha ayrıntılı ele aldım.

Peki REM uykusunun organizmadaki yeri nedir. Bu konuda birçok hayvan deneyi vardır. REM uykusu bir şekilde engellenen farelerin daha önceden öğrendikleri davranışlarını bile unuttukları gözlemlemiştir. Yani uyku REM uykusu bakımından türe has özelliklerin öğrenilmesini sağlayan genetik hafızanın programlanmasında rol oynar. Akıllara ilk gelecek soru belkide uykunun öğrenme rolü varsa uykuda öğrenebilir miyiz olabilir. Bu konuyu Aldous Huxley‘in Cesur Yeni Dünya romanında okuduğum kadarıyla aktarmak istiyorum. Huxleyin ütopyasında çocuklara uykularında periyodik biçimde şartlandırma yapmak için öğretiler dinletilir. Büyüdüklerinde öğrendiklerine aykırı bir düşünce akıllarına geldiği anda öğreti ortaya çıkar ve istemsizce dillerinden dökülür. Örneğin bir gram soma bin bir derde devadır gibi burada soma uyuşturucudur. Sistemin dışına çıkmak istediklerinde akıllarına gelen bu düşünce soma almalarına neden olur ve sistemin içinde olmaktan mutluluk duyarlar. Ama ne yazık ki deneyler gösterdi ki: bir kasetle uykuda tarih dersi dinleyen öğrencilerin uyandıklarında akıllarında hiçbir şey kalmıyordu ve uykuda öğrenmenin mümkün olmadığı sonucuna varıldı. Bu bilgiler ışığında uykuda yabancı dil öğrenme videolarına denk gelirseniz sessiz bir ortamda uyumayı tercih edip sabah çalışmanızı tavsiye edebilirim. Ancak uykunun öğrenme sürecindeki rolü inkar edilemez. Denekler öğrenme döneminin ardında uykusuz bırakıldığında ertesi gün öğrendiklerinden çok azını hatırladıkları görülmüştür. Bu günlerce uykusuz kalıp sınava girenler için üzücü bir durumdur fakat ‘Uykunun Evreleri’ kısmında öğrenmenin uykunun hangi aşamasında ve ne zaman gerçekleştiğine değindim yani gece uyumadığınız zamanı uyku ile en efektif biçimde ayarlamanız  öğrenme açısından harcadığınız zaman düşünüldüğünde en iyi sonucu verecektir. Halen uykunun tüm evrelerinin işlevleri tamamen bilinmemekle birlikte araştırmalar sürmektedir.

Neden Uyuyoruz

Kaynakça

Dr. Hakan Kaynak. (1998).Uyku Uykusuzluk mu? Aşırı Uyumak mı?. İstanbul: Mega Basım

Dr. Derya Karadeniz. (2013). 100 Soruda Uyku ve Bozuklukları. Ankara: ANKA-HA Yayınları

Bir cevap yazın