Temiz Enerji Kaynakları Yalanı

Yüz yılı aşkın süredir, insanlığın en önemli ihtiyaçlarından berisi haline gelmiş olan enerji ihtiyacının büyük bir bölümü geleneksel yöntemler olan fosil yakıtlar ve uranyumdan elde ediliyor. Buradaki en büyük problem bu maddelerin miktarlarının yer yüzünde sınırlı, insanlığın enerji ihtiyacınınsa sınırsız olmasıdır.

Konuyu biraz derinden irdeleyip bugünün birincil enerji kaynaklarına baktığımızda. Geleneksel bir enerji kaynağı olan kömür açık ara çevre için en büyük tehdittir. Bunun nedeni kömürün en büyük karbondioksit gazı üreticisi olmasıdır ki bu gaz küresel ısınmanın sebeplerinde tahtın sahibidir.

Ayrıca kömür yandığında havaya karışan uçucu maddeler ve küller hava kirliğine neden olur maruz kalan insanların sağlıklarını olumsuz yönde etkiler. Filtreler yerleştirmek bu konuda insanlığa yardımcı olamaz çünkü bu filtrelerin atıkları da ne yazık ki yeraltı sularını zehirler ve tüm toprak alanı harap edebilir.

Tüm kötü yanlarına rağmen Amerika’nın enerjisinin yarısı ve Çin’in elektriğinin %80’i kömürden elde edilir. Bunun nedeni ise çok basittir: ‘kömürün benzinden ucuz olması’.

Temiz Enerji Kaynakları Yalanı
Figür 1: Kömür Yakan Enerji Üretim Tesisi

Diğer bir öncü enerji kaynağı ise uranyumdur. Bu madde nükleer enerji reaktörlerinde kullanılır. Pek tabii nükleer enerji için kömürden daha az tehlikeli demek mümkün değildir.

Nükleer enerji kazaları çok nadir gözükseler de doğada örneğin bir yakıt tankerinin denize dökülmesine göre çok çok büyük hasarlar bırakırlar.

Nükleer enerji kazaları operasyon hatalarından meydana gelebilir (Çernobil) ya da doğal afetlerden dolayı gerçekleşebilirler (Fukuşima).  Bazı bölgelerde ise terörist grupların hedefi haline gelebilirler.

Dahası radyoaktif atık depolanması çok pahalıdır, endişe verici şekilde kesin değildir ve uzun süreli bir depolama yöntemi henüz geliştirilememiştir.

Çevresel ve insan sağlığı risklerinin yanı sıra kömür ve nükleer enerji santrallerinin kurulması ve işletilmesi ekonomik değildir. Bunun nedeni devlet ödenekleri ile yapılması ve vergilendirme sistemidir.

Alternatif enerji üretme yöntemleri olan güneş, rüzgar,su, hidrojen ve biyoyakıt enerjileri CO2 yayılımını azaltmayı böylelikle de küresel ısınmayı yavaşlatmayı hedefler. Diğer bir amaç ise fosil yakıtlara olan bağımlılığı ve kullanım oranını azaltıp zararlı etkilerini düşürmektir.

Elimizdeki alternatif enerji kaynakları basitçe ikiye ayrılır: ‘ yenilenebilir enerji kaynakları ve yeniden yetişebilir enerji kaynakları ‘.

İlk olarak yeniden yetişebilir enerji kaynaklarına baktığımızda verilebilecek ilk örnek odun ateşidir.Bu döngü şöyledir: biz ağaçları keseriz, yakarız, yerine yeni ağaçlar dikeriz, büyürler, keseriz yakarız. Ağaçların varlığı sürdükçe ve kesilen ağaçların yerine yenileri dikildikçe bu asla bitmeyecek bir döngüdür.

İlkel gözükebilir fakat günümüz dünyasında biokütle, biogasslar, biyoalkol ve biodizel gibi bioyakıtlar, bitkileri ve hayvanları enerjiye dönüştürme ve tekrar yetiştirme konseptiyle çalışırlar. Şu anda biyoyakıtlar Birleşik Devletlerin enerji ihtiyacının %5’ini karşılarlar.

Faydalarının yanısıra biyoyakıt üretimi hem besin güvenliği açısından hem de iklim değişikliği açısından risklidir. Çünkü çiftçilerin önceliği mahsulleriyle karlı bir biyoyakıt üretim sürecine gitmek olursa, bu konudaki araştırmaların da gösterdiği üzere besin fiyatlarında global bir artışa neden olacaktır. Bu durum dünyadaki tüm fakir insanlara zarar verir.

Dahası biyoyakıt üretimi aslında iklim değişikliğini hızlandırır ki bu durum biyoyakıt tüketimindeki temel nedeni çürütür niteliktedir.

Bunun bir örneğine Brezilya’da rastlanmıştır. Çiftçiler biyoyakıt üretmek için çok istekli davranmış bu yüzden önceden şeker kamışı diktikleri arazilere dikim yapmışlardı. Bu durum şeker kamışı üretiminde kısa bir düşüş yaşattıktan sonra çiftçiler yağmur ormanlarını arazi açmak için talan etmiş sonuçta da bu arazilerde şeker kamışı yetiştirememişlerdi. Çünkü şeker kamışı bitkileri yağmur ormanlarının olduğu bölgedeki gibi bir güneş ışığına maruz kalmaya dayanamamış sonuç ise sadece ilkim değişikliğinin hızlanması ve ormanların tahrip olması olmuştur.

Bir diğer grup olan yenilenebilir enerji kaynakları güneş enerjisi ve su gücüdür. Bunlar günümüz dünyasında en çok rağbet görmüş alternatif enerji kaynakları olabilirler fakat bunların da bir perde arkası elbette vardır.

Örneğin güneş enerjisinin problematik kaynaklardan biri olmasının nedeni güneş pilleriyle üretilmesidir. Güneş pillerinin üretimi büyük miktarda tehlikeli sera gazının yayılmasına sebep olur.

Peki ne kadar tehlikeli ? Sadece bir gazı ele alalım nitrogen trifluoride (NF3). Bu gaz karbondioksit gazından 17,000 kere daha tehlikeli bir gazdır ve bu gazın atmosferdeki yoğunluğu her sene kritik bir seviye olan %11 oranında artmaktadır.

Öte yandan hidrolik enerji güçlü bir sürdürülebilir enerji üretme yöntemidir. Nehirlerin üzerine barajlar kurup suyun türbinlerden geçmesine izin verilerek enerji üretilir. Doğal su döngüsü sayesinde bir kere baraj ve enerji üretme tesis kurdunuz mu çok yüksek ihtimalle gelecekte de enerji üretmeye devam edebilirsiniz.

Bu gün dünyada elektrik üretiminin *%15’i hidrolik santrallerden gelmektedir. Bu rakam Türkiye için 2016 da %24.6 olmuştur

Maalesef ki hidrolik enerji uluslararası anlaşmazlıkları tetiklediği sürece mükemmel bir yöntem değildir.

Kongo, Nil, Ren ve Nijer nehri gibi nehirler sınırları aşarlar ve yaklaşık 10 ülkeden geçerler. Bir ülke hidrolik enerji üretmek için baraj yaptığında diğer ülkeler kuraklık ile yüzleşirler hatta bazıları için bu açlık demektir. Bu durumun tersi de ciddi zararlar verebilir. Örneğin Suriye’nin baraj kapaklarının taşkın tehlikesiyle açması Hatay’ı su basması ile sonuçlanmıştır.

Alternatif enerji kaynaklarının sorunları sadece bunlardan ibaret değildir. Enerji üretmek için gerekli olan ekipman ve süreç de başlı başına sorun kaynağıdır.

Örneğin hidrojen ile çalışan arabalar ulaşımda yeşil bir çağ başlatmak için mükemmel bir çözüm gibi gözükebilir. Sonuç olarak hidrojenle çalışan bir motor sudan başka bir şeye ihtiyaç duymaz.

Fakat gerçek şudur ki hidrojen enerjisi ile çalışan bir motorun hidrojen üretimi için ihtiyaç duyduğu enerji aracın kullanması için oluşturduğu enerjiden her zaman daha fazladır. Çünkü hidrojen gazı yüksek basınç ve dondurmaya maruz kalmadan sıvı forma geçiş yapmaz. Bu da üreteceği enerjiden çok daha büyük miktarda enerji ile gerçekleşir.

Diğer bir dönüştürme yöntemi de 1994 de California’da denenmiştir. Araştırmacılar güneş enerjisiyle hidrojen elde etmeyi hedeflemişler ve 10 saatlik bir üretim süreciyle 1 kilo hidrojen elde edebilecek bir alet yapmışlar fakat 1 kilo hidrojen enerji açısından 1 litre benzine eş değer nitelikte olduğu için bu yol çok verimli olmamıştır.

Temiz Enerji Kaynakları Yalanı
Figür 2: Güneş Enerjisiyle Hidrojen Elde Eden Alet

Rüzgar enerjisi de hidrojen ile benzer sınırlamalara sahip. Rüzgar kendi başına yenilenebilir bir kaynak fakat rüzgar türbinleri maalesef değiller. Türbinler için bir yaşam döngüsü hesaplaması yapıldığında yani bir türbinin üretim, taşıma, bakım ve imhası için gereken enerji hesaplandığında sonuçlar gösteriyor ki rüzgar türbinleri aslında ürettiklerinden çok daha fazla enerji tüketiyorlar.

Temiz Enerji Kaynakları Yalanı
Figür 3: Tribünlerin Taşınması

Bunun yanı sıra rüzgar tesislerini  karbon ayakizi bakımından incelediğimizde, totalde ne kadar çok CO2 ürettiklerini görebiliyoruz. Tabii ki türbinlerin kendi başlarına CO2 üretmediklerini ve karbon ayak izlerinin çok az olacağını düşünüyor olabilirsiniz fakat yanılıyorsunuz. Türbinlerin üretimi sırasında salınan CO2 gazı miktarının; rüzgar enerjisinin geleneksel enerji üretme yöntemlerine kıyasla sağladığı tasarrufun çok daha üzerinde olduğu gözlenmiştir.

Bir İngiliz araştırmasına göre, Manchester’da üretilen rüzgar tribünlerinin 3 de 2 si sonuç olarak karbon miktarında net bir artışa neden olmuştur. Bunu azaltmanın tek yolu türbinleri çok verimli çalışabilecekleri noktalara kurmaktır ki zaten bu noktaların çoğu kullanılmaktadır ve dünyanın enerji ihtiyacının yalnızca *%1’ini karşılamaktadır.

*Bu değerler farkı kaynaklarda farkılıklar gösterebilir ya da sizin bu yazıyı okuduğunuz tarihte değişmiş olabilir.

Diğer Yazılar İçin Sadece Bir Maymun

 

Bir cevap yazın